KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇ İŞLEME SEBEBİYLE BOŞANMA (TMK.m.163)

TMK m. 163 hükmüne göre ;

“Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir .”

Hangi suçlar bu kapsamda değerlendirilir aşağıda kısaca paylaştık.

1-ULUSLARARASI KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇLAR

a. Soykırım

Bir planın icrası suretiyle, milli,etnik,ırki, veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi maksadıyla , bu grupların üyelerine karşı işlenen bazı fiiller [1] soykırım suçunu oluşturur . Eşlerden biri adi bir zihniyet ,alçak bir seciye ,ahlaki bir redaet ürünü olan soykırım suçunu işlerse diğer eş küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma isteminde bulunabilir .

b.İnsanlığa Karşı Suç

Belirli fiillerin [2] , siyasal, felsefi ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur. Eşlerden biri sefil bir zihniyet ürünü olan soykırım suçunu işlerse diğer eş küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma isteminde bulunabilir.

c. Göçmen Kaçakçılığı

Eşlerden biri doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokarak veya ülkede kalmasına imkân sağlayarak, Türk vatandaşı veya ülkede kalmasına imkân sağlayarak, Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlayarak göçmen kaçakçılığı suçunu işlerse diğer eş küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma isteminde bulunabilir.

d. İnsan Ticareti

Eşlerden biri, zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulayarak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokarak, ülke dışına çıkararak, tedarik ederek ya da barındırarak insan ticareti suçunu işlerse diğer eş sefil bir zihniyet ürünü olan bu küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma isteminde bulunabilir.

2-KİŞİLERE KARŞI KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇLAR

a. Hayata Karşı Suçlar

Eşlerden biri hayata karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir

Eşlerden biri kasten adam öldürme suçunu işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde buluna bilir.

“Türk Medeni Kanununun 163. Maddesine göre “eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. ”Davacı kadın, kocasının adam öldürme suçu nedeniyle mahkûm olduğunu, 25 yıl hapis cezası aldığını, bu sebeple Türk Medeni Kanununun 163. Maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan delillerden; davalı kocanın , 17.02.2007 tarihinde kasten adam öldürdüğü , 27.02.2007 tarihinde tutuklandığı , tutuklu şekide yargılanarak Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/252 esas, 2008/142 sayılı kararı ile 25 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı ,eşlerin ,suç işlendiği tarihten itibaren de ayrı yaşamaya başladıkları ve evlilik birliğinin bir daha kurulmadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 163. Maddesi uyarınca kocanın adam öldürmesinin, davacı kadını küçük düşürücü  bir suç olduğu, 25 yıl hapis cezasına mahkum edilip, cezasının da infazına başlandığı, bu haliyle işlenen suçun davacı kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiği sabit olup, davanın kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır[3]

“Davalının 05.07.2009 tarihinde işlediği kasten adam öldürmek suçundan Aydın 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli 170-5 sayılı kararı ile on beş sene hapis cezasına mahkum olduğu dosyaya alınan ceza mahkemesi kararından anlaşılmaktadır. Maddi vakıanın davalının ikrarı ve diğer delillere sabit olması karşısında ceza mahkemesi kararının kesinleşmemiş olması sonuca etkili görülmemiştir. Kasten adam öldürmek eylemi küçük düşürücü nitelikte olup, bu niteliğe gereği birlikte yaşamayı davacı eş bakımından çekilmez kılar ve bu suçu işleyen biriyle birlikte yaşaması davacıdan beklenemez. Türk Medeni Kanununun 163 . maddesinde yer alan boşanma sebebi gerçekleşmiştir. Boşanmaya karar verilecek yerde istediğin reddi doğru bulunmamıştır. [4]

“ Dava Türk Medeni Kanununun 163. maddesine dayalı suç işleme  nedeniyle boşanmaya ilişkin olarak açılmıştır. Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/275 esas 2011/26 karar sayılı ilamının incelenmesinden davalı kadının kasten adam öldürmek ,adam öldürmeye teşebbüs etmek ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından mahkum olduğu , kesinleşen mahkumiyet kararı ile ve davalı eşe toplam 35 yıl 10 ay hapis cezasının verildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden işlenen suçların niteliği ve cezanın miktarı da nazara alınarak davacı kocanın davalı kadınla birlikte yaşamasının davacıdan beklenmeyecek hale geldiği sabit olduğu halde boşanmaya karar verilecek yerde (TMK.163) yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.[5]

Adam öldürmeye teşebbüs vakıası da küçük düşürücü suç kavramına dahil olduğundan bu eylemin eşe karşı işlenmesi halinde eşi tarafından öldürülmeye kalkışan eş TMK m.163 hükmüne göre küçük düşürücü suç sebebiyle dayalı olarak boşanma davası açabileceği gibi TMK m. 162 hükmüne göre hayata kast boşanma sebebine dayalı olarak da boşanma davası açabilir.

Kuşkusuz ki eşi tarafından öldürülmeye kalkışılan eş TMK m. 166 .f . I hükmüne güre de boşanma davası açılabilir

Eşlerden biri intihara yönlendirme suçunu işlerse hayata kast suçundan olduğu gibi Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilirler.

b. Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar

Eşlerden biri kişilere karşı suçlardan olan insan  üzerinde  deney ile organ ve doku ticareti suçu gibi vücut dokunulmazlığına karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre bu eylem sonucu bu kişinin ahlaki bakımdan kınanmakta olduğu bu küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

c. İşkence ve Eziyet

Eşlerden biri sefil bir zihniyet ürünü olan işkence ve eziyet suçu işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre sefil bir zihniyet ürünü olan bu küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

d. Çocuk Düşürtme ve Kısırlaştırma

Eşlerden biri çocuk düşürtme ve kısırlaştırma suçu işlerse toplumdaki anlayışa göre Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre ahlaki bakımdan kınanmakta olduğu bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

e. Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar 

Eşlerden biri kişilere karşı suçlardan olan cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz suçu gibi cinsel dokunulmazlığa karşı insanın yüzünü kızartan küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

“Davalının, on iki yaşında bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu , suçu sabit görülerek bundan dolayı ceza aldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mahkemece ,”davalının bu suçu bir kere işlemiş olmasının tek başına boşanmaya neden olmayacağı vicdani kanaatine varıldığı , bu durumun evliliği diğer eş bakımından çekilmez hale getirdiğinin ispatlanması gerektiği, bu yolda delil getirilmediği “gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Dava Türk Medeni Kanununun 163’üncü maddesinde yer alan küçük düşürücü suç işleme sebebine dayanılarak açılmıştır. İşlenen suçun niteliğine göre davacının dava açma karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır. Boşanma sebebi gerçekleşmiştir. Davanın kabulü  gerekirken, istediğin reddi doğru görülmemiştir.[6]

f. Hürriyete Karşı Suçlar

Eşlerden biri kişilere karşı suçlardan olan  şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,  inanç , düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme ,  nefret ve ayrımcılık suçu gibi hürriyete karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre sefil bir zihniyet ürünü olan bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

h. Malvarlığına Karşı Suçlar

Eşlerden biri kişilere karşı suçlardan olana hırsızlık, yağma, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, güveni kötüye kullanma, bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, karşılıksız yaralanma suçu gibi malvarlığına karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre yüz kızartan bu küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

 “davalının  hırsızlık suçu işleyeceği ve bu suçtan mahkum olduğu, işlenen suçun küçük düşürücü suçlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple birlikte yaşanması diğer eşten beklenemez hale gelmiştir. Davacının Türk Medeni Kanununun 163. maddesine dayalı davasının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.[7]

Hırsızlık, dolandırıcılık , inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas TCA m. 76 f. II hükmünde yüz kızartıcı suç olarak nitelendirilmiştir.

3- TOPLUMA KARŞI KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ SUÇLAR

  Eşlerden biri topluma karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

a. Genel Tehlike Yaratan Suçlar

 Eşlerden biri topluma karşı suçlardan olan radyasyon yayma suçu gibi genel tehlike yaratan küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre sefil bir zihniyet ürünü olan bu küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

b. Çevreye Karşı Suçlar

 Eşlerden biri topluma karşı suçlardan olan çevrenin kasten kirletilmesi suçu gibi çevreye karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre sefil bir zihniyet ürünü olan bu küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir

c. Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar

 Eşlerden biri toplama karşı suçlardan olan zehirli madde katma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu gibi kamunun sağlığına karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m.163 hükmüne göre yüz kızartıcı bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

“Türk Medeni Kanununun 163. maddesine göre “eşlerden biri küçük düşürücü suç işler veya haysiyetsizce bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Toplanan delillerden davalı kocanın 1984 yılından beri suç işleyip, belirli aralıklarla hapishaneye grip çıktığı, son olarak 5,7.2005 tarihinde uyuşturucu ticareti yapmak suçundan 12 yıl hapis cezasına mahkum edilip, cezanın da infazına başlandığı, bu haliyle işlenen suçun davacı kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiği sabit olup, davanın kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır .”[8]

d. Kamu Güvenine Karşı Suçlar

Eşlerden biri topluma karşı suçlardan olan parada sahtecilik, kıymetli damgada sahtecilik, mühürde sahtecilik, mühür bozma, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi bozmak, yok etmek, veya gizlemek, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, özel belge sahtecilik, özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, açığa imzanın kötüye kullanılması suçu gibi kamu güvenine karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre yüz kızartıcı bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

     “ Dava Türk Medeni Kanununun 163. Maddesine dayalı haysiyetsiz yaşam sürme ve suç işleme nedeniyle boşanmaya ilişkin olarak açılmıştır. Davalının Erdemli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2007 tarihinde kesinleşen ilamıyla resmi bölgede sahtecilik suçundan mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Ceza dava dosyasının incelemesinde ; Davalının Ebru Usluer kimliğini kullandığı , Gürhan Usluer ve Ferdi Polat ‘la bir müddet evlilik dışı birliktelik yaşadığı , bu nedenle haysiyetsiz yaşam sürmenin koşullarının gerçekleştiği ve onunla birlikte yaşaması davacıdan beklenmeyecek hale geldiği sabit olduğu halde , yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.”[9]

Sahtecilik, TCA m.76 f .II hükmünde yüz kızartıcı suç olarak nitelendirilmiştir.

e. Kamu Barışına Karşı Suçlar

Eşlerden biri topluma karşı suçlardan olan halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, kanunlara uymamaya tahrik, görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla örgüt  kurma suç gibi kamu barışına karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m .163 hükmüne göre sefil bir zihniyet ürünü olan küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir .

f. Genel Ahlaka Karşı Suçlar

 Eşlerden biri topluma karşı suçlardan olan hayasızca hareketler , müstehcenlik ,fuhuş kumar ,oynanması için yer ve imkan sağlama  ,  dilencilik suçu gibi genel ahlaka karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre yüz kızartıcı bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir .

g. Ekonomi , Sanayi Ticaret İlişkin Suçlar

 Eşlerden biri topluma karşı suçlardan olan ihaleye  fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma , fiyatları etkileme , kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma , ticari sır , bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması , mal veya hizmet satımından kaçınma ,tefecilik suçu gibi ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre yüz kızartıcı bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

  4- MİLLETE VE DEVLETE KARŞI SUÇLAR

Eşlerden biri millete ve devlete karşı küçük düşürücü bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre küçük düşürücü bir suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

a. Kamu  İdaresinin Güvenirliğini ve İşleyişine Karşı Suçlar

 Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan zimmet, irtikap, rüşvet, nüfus ticareti, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırrın açıklanması, kamu görevlisinin ticareti suçu gibi kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine karşı bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre yüz kızartıcı bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, inancı kötüye kullanma TCK m. 76 f. II hükmüne yüz kızartıcı suç olarak nitelendirilmiştir.

b. Adliyeye Karşı Suçlar

  Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan iftira, suç üstlenme, suç uydurma, yalan tanıklık, yalan yere yemin suçu gibi adliyeye karşı bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre yüz kızartıcı bu küçük düşürücü suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

c.  Devletin  Egemenlik Alametlerine ve Organlarının  Saygınlığa Karşı Suçlar

 Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan cumhurbaşkanına hakaret, devletin egemenlik alametlerine aşağılama, Türk Medeni , Türkiye Cumhuriyeti Devletini , Devletin kurum ve organlarını saygınlığına karşı bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre toplumdaki anlayışa göre küçük düşürücü olan bu suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

d. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar 

Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bomak ,düşmanla işbirliği yapmak , devlete karşı savaşa tahrik  , temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama , yabancı devlet aleyhine asker toplama , askeri tesisleri tahrip ve düşman  askeri hareketleri yararına anlaşma ,düşman devlete maddi ve mali yardım suçu gibi devletin güvenliğine karşı bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m.163 hükmüne göre toplumdaki anlayışa göre küçük düşürücü olan bu suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

e. Anayasal  Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar

Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı, yasama organına karşı silahlı isyan, silahlı örgüt, silah sağlama, suç için anlaşma suçu gibi anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre toplumdaki anlayışa göre küçük düşürücü bu suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

f. Milli Savunma Karşı Suçlar

Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan askeri komutanlıkların gasb, halkı askerlikten soğutma, askerleri itaatsizliğe teşvik, yabancı hizmetine asker yazma, yazılma, savaş zamanında emirlere uymama, savaş zamanında yükümlülükler, savaşta yalan haber yayma, seferberlikle ilgili görevin ihmali, düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü suçu gibi milli savunmaya karşı bir suç işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre toplumdaki anlayışa göre küçük düşürücü olan bu suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

 g. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk

Eşlerden biri millete ve devlete karşı suçlardan olan devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme , siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama ,gizli kalması gereken bilgileri açıklama, uluslararası casusluk , askeri yasak bölgeler girme , devlet sırlarından yaralanma ,devlet hizmetlerinde sadakatsizlik , yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini ,yasaklanan bilgileri açıklama , yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama , taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi ,devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçu gibi devlet sırlarına karşı bir suç ya da casusluk suçu işlerse Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre toplumdaki anlayışa göre küçük düşürücü olan bu suç sebebiyle diğer eş boşanma isteminde bulunabilir.

5-SUÇUN EVLENDİKTEN SONRA İŞLENMİŞ OLMASI GEREKİR

Küçük düşürücü bir suç işleminin 4721 sayılı  Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre boşanma sebebi olabilmesi için suçun  evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir.[10]

 Yargıtay bir kararında [11]davalının evlenmeden önce işlemiş olduğu cürmü davacının bilerek evlendiği bu sebeple boşanma isteminin haksız olduğunu açıklamıştır. Yüz kızartıcı bir suçtan dolayı hüküm giymiş bulunan bir erkek çok namuslu tanıtılarak nişanlı kız onunla evlenmeye yönetilmişse , 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun m. 150 b. 1 hükmüne göre [12]  evlenmenin iptali  dava edilebilir.[13] Aynı şekilde yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyilmiş bulunması gibi bir durum bilinmeksizin evlenilmiş olması halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun m. 149 b. 2. Hükmüne göre [14] evlenmenin iptali dava edilebilir [15]

6- DAVA HAKKININ ORTADAN KALKMASI

Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davası ile ilgili olarak TMK m. 163 hükmünde bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Ne var ki bu husus her zaman dava açabileceği anlamına gelmemektedir.

a. Uzun Süre Sonra Dava Açılması

 Suç işleme sebebiyle boşanma davasının nisbi boşanma sebebi olduğu TMK m. 163 metninde  “bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse “ sözleriyle ifade edilmiştir. Suç işlemenin üzerinden makul ve anlaşılabilir bir sebep olmadan uzunca bir süre geçtikten sonra boşanma davası açan eşin çekilmezlik iddiası temelsiz kalacağından bu gibi durumlarda davanın reddine karar verilmesi gerekir.

b. Hoşgörü İle Karşılama

Küçük düşürücü suç işlendikten sonra eşini hoş gördüğünü açıkça gösteren hal ve hareketlerde bulunup daha sonra boşanma davası açan eşin çekilmezlik iddiası da aynı şekilde temelsiz kalacağından bu gibi durumlarda da davanı reddine karar verilmesi gerekir.

7- DAVA SONUCU

a. Davacıya Manevi Tazminat Verilebilir

  4721 sayılı Türk Medeni Kanununun m. 174 f. II hükmüne göre ise; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan [16] manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Küçük  düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davasında usulüne uygun şekilde talep edilmişse davacı yararına manevi tazminat verebilir.

  b. Davacıya Manevi Tazminat Verilebilir

4721 sayılı  Türk Medeni Kanununun m. 174 f . I hükmüne göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz  veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.  Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davasında usulüne uygun şekilde talep edilmişse davacı yararına maddi tazminat verebilir.

c. Davacıya Yoksulluk Nafakası Verilebilir

TMK. m. 175 f . I hükmüne göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf[17], kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.[18]

Yoksulluk nafakası isteyenin açtığı boşanma davası özel boşanma sebeplerinden hangisine dayalı olursa olsun kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi, yoksulluk nafakası isteyenin açtığı boşanma davasında ağır kusurlu olmadığı anlamındadır. Başka bir ifadeyle özel boşanma sebeplerinden hangisine dayalı olursa olsun kabul edilerek boşanmaya kara verilmesi halinde dayalı eş tam kusurlu sayılır. O halde özel boşanma sebeplerinden birine dayalı boşanma davasının davacısı diğer koşulları da gerçekleşirse istekte bulunduğu takdirde mutlaka yoksulluk nafakası alacaktır. Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davasında da davacı eş yoksulluğa düştüğü takdirde usulüne uygun şekilde talep edilmişse davacı eş yoksulluk nafakası isteme hakkına sahiptir.[19]

d. Davacıya Velayet Verilebilir

Velayet, küçüklerin ve bazı durumlarda kısıtlı çocukların gerek kişiliklerinin gerek mallarının korunması ve onların temsili konusunda kanunun ana babaya yüklediği ödevler ile bu ödevlerin gereği olan hakların tümünü ifade eder.[20]

 Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davasında çocuğun üstün yararına aykırı değilse davacı eşe velayet verilebilir. Velayetin verilmesinde sadece çocuğun güvenliği gözetilecektir.[21]

e. Davalıya Tedbir Nafakası Verilebilir

Boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir. Kusurlu eş yararına dahi, bu tedbirlerin alınması mümkündür.[22]

Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davası açılınca aile mahkemesi hakimi davanın devamı süresince davalı eşin tedbir nafakası ihtiyacı varsa verebilir. Tarafların ergin olmayan çocuğu yanında olması koşuluyla talep olmasa bile çocuk yararına da uygun miktar tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren hükmedilmelidir.

f. Davalıya Velayet Verilebilir

Velayet, küçüklerin ve bazı durumlarda kısıtlı çocukların gerek kişiliklerinin gerek mallarının korunması ve onların temsili konusunda kanunun ana babaya yüklediği ödevler ile bu ödevlerin gereği olan hakların tümünü ifade eder.[23]

 Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak velayet hakkından yoksun bırakılır.[24] Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar velayet hakkını kullanamaz.[25]Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu Salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet açısından bu hükümler uygulanamaz.[26]

Velayetin verilmesinde sadece çocuğun güvenliği gözetilecektir.[27] Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davasında velayet kural olarak davalıya verilemez ise de çocuğun ancak üstün yararı varsa yukarıdaki hükümler saklı kalmak koşuluyla velayet davalıya verilebilir.

 “ Davalının babanın geçmişte işlediği bir suç nedeniyle adli sicil kaydının olması çocuğa karşı yükümlülüklerini savsaklamadığı sürece tek başına velayetin kendisine verilmemesinin sebebi olamaz Davalının velayet görevini ifa edemeyeceğine ilişkin dosyada ciddi bir olgu ve delil bulunmamaktadır. O halde velayetin babaya verilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmaya gerektirmiştir.[28]

Velayetin çocuğu güvenliğine uygun biçimde kullanılacağı tarafa verilmesi gereklidir.

“davalı anne, babanın şiddete eğilimli biri olduğunu, işlediği adam öldürme suçundan dolayı 16 yıl hapis hapis cezası aldığını belirterek, çocuklarının görüşüne başvurmak suretiyle uzman raporu alınmasını istemiştir. Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi kamu düzeni ile ilgili olup, aslolan çocuğun yüksek çıkarına bedensel ve zihinsel gelişimini sağlamaya en uygun çözüme ulaşmaktadır. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğuna göre mahkemenin bozmaya uymuş olması taraflar lehine kazanılmış hak da doğurmaz.”[29]

Velayetin çocuğun güvenliğine uygun biçimde kullanılması bağdaşmayan boşanma sebeplerinden biri olan terzil edici bir cürüm sebebiyle boşanmaya yol açılmış ise bu eylemleri gerçekleştiren kişiye çocuğun velayeti kural olarak verilmemelidir. Çocuğun güvenliği sebebiyle istisna durumlar dışında bu niteliklere sahip davalı eşe velayetin verilmemesi tercih edilmemelidir.[30]

Kuşkusuz bu tercih kullanılırken küçük düşürücü suçun hangi koşullarda işlenmiş olduğu, küçük düşürücü suçun işlendiği çevre, tarafların bu çevre koşullarıyla belirlenmiş olan ahlaki değerleri ve değer yargıları belirleyici unsurlar olarak hakim tarafından göz önüne alınmalıdır.  Başka bir anlatımla küçük düşürücü suç işlemeye dayalı boşanma davalarında velayetin davacı yana verilmesi mutlak değildir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olma kısıtlama sebebi olarak düzenleme konusu yapılmıştır.[31] Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.[32] Cezayı  yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına [33] bildirmekle yükümlüdür. Kısıtlanıp kendisine vasi atanan davalıya ise velayet görevi verilemez.

“Kısıtlanıp kendisine vasi atanan davalı- karşı davacı anneye velayet görevi verilemez. Ortak çocuk Haktan’ın velayeti kendisine bırakılan davacı babanın da velayet görevini üstelenmesine yasal bir engelinin bulunmadığına göre küçük Bedirhan’ın velayetinin de babaya verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”[34]

Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.[35]

g. Davalıya Yoksulluk Nafakası Verilemez

TMK. m. 175 f. I hükmüne göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf [36],kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.[37]

 Yoksulluk nafakası isteyenin açtığı boşanma davası özel boşanma sebeplerinden hangisine davalı olursa olsun kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi, yoksulluk nafakası isteyenin açtığı boşanma davasında ağır kusurlu olmadığı anlamındadır.

h. Davalıya Maddi Tazminat Verilemez

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174 f. I hükmüne göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davası sebebiyle boşanma davası kabul edildiği takdirde davalı eş tam kusurlu olduğundan maddi tazminat [38] isteme hakkına sahip değildir.

ı. Davalıya Manevi Tazminat Verilemez

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174 f. II hükmüne göre ise; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünde kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan [39] manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davası sebebiyle boşanma davası kabul edildiği takdirde davalı eş tam kusurlu olduğundan manevi tazminat [40] isteme hakkına sahip değildir.

8. SÜRE

Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşamayı diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.[41] Öğretide davacının, eşinin küçük düşürücü bir suç işlediğini bilmesine rağmen uzun yıllar dava açmadıktan sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması sayılarak davanın reddedilmesi görüşü baskındır.[42] Boşanma davasının uzun süre açılmaması affa karine sayılmaktadır.[43] 

Yargıtay boşanma hakkının geç kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olmadığı görüşündedir. Suç işleme sebebiyle boşanma (TMK. m. 163) davası her zaman açılabilir[44].Davanın geç açılması çekilmezlik unsuru açısından değerlendirmede dikkate alınacaktır.

9.BEKLETİCİ SORUN

Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, caza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz.

Boşanma davalarında hüküm verilebilmesi, başka bir davaya yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.

Aile mahkemesi hakimi özellikle açılmış ceza soruşturmasının  sonucunu beklemelidir. Başka bir anlatımla caza mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayın varlığını ya da yoksulluğunu tespit eden kararı hukuk hakimini bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.

“Ceza mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı hukuk hakimi bağlar.(BK.md.53) O halde Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1261 esas sayılı dava dosyasının sonucu beklenerek delillerle birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.[45]

Hakim davalının düşük karakterini, sefil zihniyetini gerek ceza soruşturması ile varılacak sonuç ve gerekse boşanma davası içinde topladığı kanıtlarla serbest olarak takdir edecektir. Özellikle mahkumiyet kararı ve maddi olayı tespit eden beraat kararı kendisini de bağlayacaktır.[46]

Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı gibi maddi olayı tespit eden beraat kararı da aile mahkemesini bağlamaktadır. Bu düzenlemenin amacı çelişik hükümlerin çıkmasın önlemek , adalete güvenini sağlamak ve kesin hükmün toplum vicdanındaki haklılığının sarsılmasına engel olmaktadır..[47]

Kuşkusuz küçük düşürücü bir suç işlenildiği öğrenildiği anda boşanma davası açılabilir. Bunu engelleyen hiçbir şey yoktur. Ancak aile mahkemesi hakimi derhal boşanmaya karar vermemelidir.

“Davacının  , dava dilekçesinde bildirdiği dosyalar getirilip incelenmeden ve davalının hangi suç nedeniyle tutuklu olduğu araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması u7sul ve yasaya aykırıdır.[48]Davalının bir iftirayla karşı karşıya bulunması da olanaklıdır. O halde açılmış bulunan ceza soruşturmasının sonucu beklenmelidir [49] .


[1] Kasten öldürme , kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zara verme ,grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması ,grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması ve gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.

[2] Kasten öldürme ,kasten yaralama, işkence , eziyet veya köleleştirme , kişi hürriyetinden yoksun kılma ,bilimsel deneylere tabi kılma ,cinsel saldırıda bulunma ,çocukların cinsel istismarı ,zorla hamile bırakma ve zorla fuhşa sevketme.

[3] Y2HD,21.04.2014,E.2013/25910,K.2014/9380

[4] Y2HD,05.06.2012,E.2011/21093.K.2012/15178

[5] Y2HD,16.05.2012,E.2011/16925,K.2012/13225.

[6] Y2HD,19.03.2015,E.2014/20560,K.2015/4947

[7] Y2HD,14.03.2013,E.2012/19722,K.2013/6974

[8] Y2HD,23.02.2010,E.2009/1300.K.2010/3299.

[9] Y2HD,09.11.2009,16450-19112

[10] ÖZTAN,s235.

[11] Y2HD,20.12.2017,E.2017/2624,K.2017/14983

[12] Eşinin  namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa .

[13] 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 117/ b. 1 inci maddesine göre , namus ve haysiyetle ilgili bir hile gerçekleşmiş ise 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 119 uncu maddesinde yer alan hak düşümü süresi içinde nisbi butlan davası açılabilirdi . AKINTÜRK, s.187,OĞUZMAN/DURAL,s.118.

[14] Eşinde bulunmaması onun la birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse .

[15] Yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyilmiş bulunması gibi bir durum bilinmeksizin evlenmiş olması halinde 743 sayılı Türk Kanununun Medenisinin 116 ıncı maddesinin ikinci bendinde yer alan eşin niteliğinde hata var sayılırdı.  Süresi içerisinde nisbi butlan davası açılabilirdi. ZEVKLİLER, s.893,SAYMEN/ELBİR, s.218. OĞUZMAN/DURAL,S.118.

[16] Madde gerekçesinde anlaşıldığı üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun m. 174 f.II hükmünde , 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin m. 143 f. II hükmünde yer alan “eş” sözcüğü yerine “taraf” sözcüğü kullanılmıştır. Zira maddi ve manevi tazminat davası, boşanma kararından sonrada açılabilen bir davadır. Bu durumda boşanmış eşlere halen “eş” demek mümkün değildir. Bu nedenle, bu hali de kapsayacak şekilde maddedeki “eş” sözcüğü yerine “taraf” sözcüğü kullanılmıştır.

[17] Kadın ya da erkek !

[18] Madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi yürürlükteki maddeden sadeleştirilmek suretiyle alınmıştır.Yürürlükteki madenin birinci fıkrasının iknci cümlesindeki” Ancak,erkeğin kadından yoksulluk nafakası isteyebilmesi için , kadını hali refahta bulunması gerekir.” Hükmü kadın-erken eşitliği ilkesine ters düştüğü için çıkarılmıştır . Maddenin ikinci fıkrası aynen yürürlükteki kanundan alınmıştır .

[19] Bu konuda daha ayrıntılı bilgi ve içtihat için bakınız: Ömer Uğur  GENÇCAN, Nafaka Hukuku , Yetkin Yayınevi ,(876 sayfa) , Ankara 2018. ( Kısaltma : GENÇCAN –Nafaka 2018 ) ( Kısaltma :GENÇCAN-Nafaka 2018)

[20] Aydın ZEVKLİLER .  Medeni Hukuk ,Ankara 1997, s.1057 , Feyzi Necmeddin FEYZİ-OĞLU , Aile Hukuku , İstanbul 1986, s. 503 -504 .ÖZTAN, s.374. AKINTÜRK,S.342.

[21] Bu konuda daha ayrıntılı bilgi ve içtihat için bakınız : Ömer Uğur GENÇCAN , Velayet Hukuku, 2. Baskı ,Yetkin  Yayınevi , ( 1310 sayfa ), Ankara 2020 (Kısaltma: GENÇCAN –VELAYET 2020)

[22] YHGK,30.05.2019, E . 2017/ 2-2287,K.2019/627

[23] Aydın ZEVKLİLER .Medeni Hukuk, Ankara 1997 ,s. 1057 ,Feyzi Necmeddin FEYZİ-OĞLU , Aile Hukuku, İstanbul 1986,s. 503-504. ÖZTAN ,s.374. AKINTÜRK , s.342.

[24] TCK m. 53,f.I/c

[25] TCK M. 53,f.II.

[26] TCK m.53,f. III.

[27] Bu konuda daha ayrıntılı bilgi ve içtihat için bakınız : Ömer Uğur GENÇCAN , Velayet Hukuku , 2. Baskı , Yetkin Yayınevi , (1310 sayfa ) , Ankara 2020 ( Kısaltma : GENÇCAN – VELAYET 2020)

[28] Y2HD,14.07.2008,11701-10505

[29] Y2HD,25.09.2014,E.2014/18431

[30] Emine AKYÜZ. Medeni Kanun’a Göre Müşterek Hayatın Tatili , Ayrılık ve boşanmada Çocuğun Korunması , Ankara 1983.s.34.

[31] TMK. m. 407.

[32] Bu konuda daha ayrıntılı bilgi ve içtihat için bakınız: Ömer Uğur GENÇCAN, Vasi ,Kayyım Yasal Danışman ve Vesayet Daireleri ,Yetkin Yayınevi Daireleri , Yetkin Yayınevi ,(1710 sayfa ),Ankara 2019.

[33] 4721 sayılı Türk Kanunu m. 397 f. II hükmüne göre  vesayet  makamı   .  sulh   hukuk mahkemesidir.

[34] Y2HD,03.05.2017,E.2016/K.2017/5207

[35] TMK m.471

[36] Kadın ya da erkek!

[37] Madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi yürürlükteki maddeden sadeleştirilmek suretiyle alınmıştır .  Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “Ancak,erkeğin kadından yoksulluk nafakası isteyebilmesi için, kadının hali refahta bulunması gerekir.” Hükmü kadın-erkek eşitliği ilkesine ters düştüğü için çıkarılmıştır . Maddenin   ikinci fıkrası aynen yürürlükteki Kanundan alınmıştır.

[38] TMK m. 174,f.I.

[39] Madde gerekçesinde anlaşıldığı üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174 f. II hükmünde ,743 Türk Kanunu Medenisinin m. 143 f . II hükmünde yer alan “eş” sözcüğü yerine “taraf” sözcüğü kullanılmıştır. Zira maddi ve manevi tazminat davası , boşanma kararından sonra da açılabilen bir davadır. Bu durumda boşanmış eşlere halen “eş” demek mümkün değildir. Bu nedenle , bu hali de kapsayacak şekilde maddedeki “ eş “ sözcüğü yerine “taraf “ sözcüğü kullanılmıştır.

[40] TMK m. 174, f.II.

[41] 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 131 inci maddesine göre de terzil edici cürüm sebebiyle boşanma davası her zaman açılabilirdi.

[42] HATEMİ/SEROZAN, s.219,,ÖZTAN , s.236, KÖPRÜLÜ/KANETİ, s. 163, ZEVKLİLER, s.934.

[43] TEKİNAY , s. 225., FEYZİOĞLU ,s . 275 VELİDEDEOĞLU ( Aile) s.204.

[44] Y2HD,6.11.1975,6652-8464.

[45] Y2HD,19.06.2006,9056-9742.

[46] İslam Hukukunda Müslüman, Müslüman ‘ı kasten öldüremez  . Şayet öldürürse kendisi de öldürülür. Ancak  bu kişinin idamına mahkeme karar verir (ATEŞ, s. 662 ). Nisa suresi 92 inci ayet “Yanlışlık dışında bir mü’min  bir mümini öldüremez. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin , mü’min bir köle azad etmesi vew ölenin ailesine de bir diyet vermesi gerekir “. Nisa suresi , 93 üncü ayet “Her kim bir mümin ‘i kasten öldürürse onun cezası içinde sürekli kalacağı yer cehennemdir.” Maide suıresi , 38 inci ayet :Hırsızlık eden erkek ve kadının , yaptıklarına karşılık Allahtan bir ceza olarak ellerini kesin !”. Hz. Ömer ‘in uygulamasından anlaşılacağı üzere insanların asli gereksinimleri sağlanmadıkça hırsızlığın cezası uygulanmaz.( KARAMAN, s.180) . Halife Ömer , kıtlık zamanında “ zaruret, sıkıntı ve zorluk var “ diyerek ,hırsızlıklara ceza uygulamamıştır (ÖZTÜRK (Temel Kavramlar ), s.491.

[47] Y2HD,30.6.1986,6295-6584.

[48] Y2HD,03.04.2008,6917-4697.

[49] VELİDEDEOĞLU (AİLE) , s. 204.


Ömer Uğur Gençcan Boşanma Hukuku kitabından alıntı yapılmıştır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *